Trabzon’un marka binasının yerinde yeller esiyor!

 Geçenlerde Kamil Gündoğdu sosyal medyada, Trabzon’un bir dönemler simgesi olan, başka bir ifade ile Rize ve Yoroz istikametinden denizden gelenlerin, kentte görünen en görkemli binasının fotoğrafını paylaşmıştı.
Binayı yıkılmadan önce yakından birkaç kez görmüştüm. Biraz tahrip edilmiş olmasına rağmen mükemmel bir yapı idi. Saçaklarıyla, çatısıyla üç katlı bina öyle bir yere yapılmıştı ki, 1909 yılında yapılan Askeri Kışla gibi her yerden görünüyordu.
Bu görkemli, meşhur saçaklı binayı Kaptan Nemlioğlu’nun kızı Güner hanımın ifadesine göre Şevki Nemlioğlu yaptırmış.Yani bina Şevki Beyinmiş.

Nemlioğullarının diğer gösterişli binası bu yapının 100 metre daha yukarısında güney doğusunda idi. O bina da Kaptan Nemlioğlu’nun malikanesiydi. Nemlioğullarının bölgedeki bir başka binası ise yapılmakta olan Kanuni Bulvarının Boztepe- Yenicuma- Tekke mahallesinin kesiştiği bölgedeki yapıdır. Bu bina için yol güzergahında küçük çaplı bir düzenleme yapıldı ve bina kurtarıldı.
Tekke mahallesinde bugün yerinde yeller esen, enkaz halinde duran o binada ve yukarıdaki daha büyük binada, milli mücadele yıllarında da önemli toplantılar yapıldığını okumuştum.
Bina, Trabzon’daki taş binalardan farklı bir yapı… Geniş bir bahçesi vardı. Bu binanın sahipleri olan Nemlioğulları, Trabzon, Erzurum, Samsun ve İstanbul’da ticaret yapıyordu. Nemlioğulları o yıllarda Osmanlı İmparatorluğunun en zengin ailelerinden biriydi. Trabzon- İran transit nakliyatı bile bu ailenin kontrolünde idi. Hatta o yıllarda Erzurum belediye başkanı da yanılmıyorsam Kaptan Nemlioğlu’nun ya kardeşi ya da amcasıydı.
 
Tümen Binası oldu!
fa4e1671-2207-401c-a9fc-c4a7eb921296-001.jpgNemlioğulları, oldukça geniş bir aileydi. Mesela Kaptan Nemlioğlu’nun tek hatundan tam 11 evladı vardı. Yaşayan tek evladı Boztepe-Yenicuma kavşağında yaşayan ve binanın istimlak edilmesi sonrası o evden ayrılan Güner hanımdır.  Nemlioğullarının, Trabzon’da o kadar fazla mülkü vardı ki, saymakla bitmez. Yeşilyurt’tan, Köşkteki Kostaki konağına Tekke mahallesindeki malikanelere, Belediyenin karşısındaki İş Bankasından Suluhan’a Uzunsokak ve Maraş caddesindeki binalara, Moloz’daki Şahinbaş’ın yeri vb. Bütün bu yerlerin hepsi satıldı. İstanbul ve Samsun’dakiler ise Trabzon’dakilerden daha kıymetli. Onların akıbetini bilmiyorum.
Nemlioğullarının, Tekke Mahallesindeki uzun saçaklı binalarının 100 metre yukarısındaki  büyük bina devlete satmıştı. Bu binayı da tahminimiz o ki, devlete sattılar veya devlet istimlak etti.
Bina tahminim o ki, satıldıktan sonra Tümen binası olarak kullanılmaya başlandı. Askerler, o binadan çıktıktan sonra Maraş Caddesi ile Uzunsokak arasında eski Frerler Mektebinde Eğitim veren Ticaret Lisesi bu binaya taşındı. Sonra bina bir ara yurt olmuştu.  Frerler mektebini o yıllarda Saruhan ailesi satın almıştı.
Saçaklı binayı 40-50 yıl önce. Net tarihi bilmiyorum belki de daha önce Kayıkçıoğlu ailesi satın aldı. Herhalde devletten almıştır! Kayıkçıoğlu ailesi o yıllarda bildiğim kadarıyla nakliye işi yapıyordu. Kayıkçıoğlu ailesi yine o tarihlerde Zafanos tarafında Cumhuriyet döneminin ilk belediye başkanı olan Hüseyin Kazazzadelerin arazilerini de almıştı.
 
Çatısının altı bakır kaplıymış!

Selahattin Ahıskalı, binanın çatısının altının bakırdan kaplı olduğunu, bina yıkılmadan önce bakırlarının söküldüğünü, kapı kollarının vs. alındığını söyledi. Ahıskalı, Trabzon Boztepe’de 1960’lı yıllarda askerlik yapan bir Amerikalı’nın yıllar sonra Trabzon’a geldiğini binayı ararken yıkıldığını görünce hayretler içerisinde kaldığını belirtti.
Trabzon’daki eski görkemli binaların büyük çoğunluğu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulları tarafından tescil edilmediği için hepsi teker teker yıkıldı. Yerlerine ve bahçelerine beton binalar yapıldı. Yıkım da en fazla 1960’dan sonra oldu. Bu bina da herhalde tescil edilmemişti, gerçi tescil edilse ne olur? Tescilli binalar bile yıkıldı bu kentte! Bina yıkıldıktan sonra yerine bina dikilmedi.
Tekke mahallesindeki Tümen binasının bildiğim hikayesi bu kadar. Bina hakkında bilgi verecek olanlara şimdiden teşekkür ediyorum.
 
Yarvant Usta!
de8b6bb1-59b1-4978-8206-da97cdae7fb5-001.jpgTrabzon’da 1950’li yılların sonuna kadar tek tük gayrimüslim yaşardı. Bu gayrimüslimlerden biri de Cumhuriyet caddesinin orta kısmının arkasında, batısında karisör işi yapan Yarvant Usta idi. Geçenlerde Cengiz Ongan abimizle konuşurken, ‘Ya Hasan sana iki hikaye anlatayım’ dedi ve Ermeni Yarvant Usta’yı anlattı.
’Yarvant Usta bizden büyük. İhtilal sonrası idi. Bizim de işyerimiz Postanenin arkasında. Ermeni Yarvent Usta, gerçekten çok iyi bir usta idi ve çevrede de çok sevilirdi. Bir gün o bölge esnafından bir grup, Yarvent Usta’ya, ‘Yarvent Usta, sen gel Müslüman ol’ dediler. Yarvent’te Allah rahmet eylesin, teklifi kabul etti ve Müslüman oldu. Çocukları bizim yaşlarda. Birinin adını Ahmet diğerini Mehmet yaptı. Yarvent Usta, Müslüman olduktan sonra İstanbul’a göçtü. Oğullarından bir benim yakın arkadaşımdı. Beyoğlu’nda gezip dolaştı ve vefat etti. Diğer oğlu, işini büyüttü.  Beş on yıl önce de hacca gittiğini duydum’.
 
Maşatlık Mezarlığı
Fatih Cirav, uzun bir süredir sosyal medyada Trabzon’un eski fotoğraflarını, Osmanlı dönemindeki belgeleri vs. paylaşıyor.
Fatih’in paylaştığı fotoğraflardan biri de ünlü Maşatlık Mezarlığı… Boztepe’nin kuzey yamaçlarındaki mağaraların altındaki geniş alan Trabzon’daki gayrimüslimlerin mezarlıklarından biriydi. Maşatlık’ın sözlük anlamı Yahudi Mezarlığı. Eskiler, tahminim o ki Maşatlığı, Ortodoks ve Katolik Hıristiyan mezarlığı olarak tanımlıyordu.
Fotoğrafa bakıldığında, Arafilboyu’dan Değirmendere’ye uzanan yolun güneyi tamamen mezarlık. Bu mezarlığın büyük bölümü gitmiş, doğu tarafında bir-iki dönümlük bir gayrimüslim mezarlığı kalmış. Trabzon kent merkezinde ve köylerdeki gayrimüslim ve Müslüman mezarlıklarının bir iki küçük istisna dışında hemen hepsinin yerinde ya bina yapılmış ya da park. Yeniden düzenlenerek hizmet açılan eski adıyla Aşıklar, yeni adıyla Fatih Parkı gayrimüslim, eski adıyla Büyük İmaret Camisinin sonraki adıyla Gülbahar Hatun Camisinin kuzeyinde 1940’lı yılların başında park olan Atapark ise Müslüman Mezarlığıydı.
Bu Pazar bu kadar…
 
Hasan KURT


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.