TRABZON TARİHİ ÖNEMİNİ KAYBEDİYOR MU?

Trabzon'u anlatırken en çok kullandığımız cümle; "Tarihi ipek Yolu üzerinde bulunan liman kenti ve ticaret merkezi Trabzon "…

Şehrin 5000 yıllık tarihini ve konumu itibariyle ticari merkezliğini göz önüne aldığımızda doğru bir cümle...

Hatta eksiği var. Bölgenin eğitim, kültür, turizm, sağlık merkezi...

Bir kentin bu özellikleri taşıyabilmesi için hem tarihi geçmişi hem de bugünkü imkanlarının sürdürülebilir olması, çağın getirdiği tüm donanımlara  da sahip olması lazım değil midir?

Trabzon’da liman var mı? Var. Lojistik görevini yerine getiriyor mu? Evet tarihi kimliğine uygun bir şekilde çalışıyor.

Havaalanı var mı? Var. Yeterli mi? Hayır.

Geliştirilmeli mi? Evet.

Demiryolu var mı? Yok.

Yapılması için teşebbüs var mı?

Var. Güzergah konusu halledildi mi?

Bu noktada,

İsterseniz dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın Trabzon Demiryolu yapımı için yaptığı açıklamayı hatırlayalım:

Toplu açılış töreni için memleketi Erzincan’a giden Başbakan Binali Yıldırım yaptığı konuşmada Erzincan -Trabzon arası demir yolunu yapacaklarını duyurdu. Erzincan’a demir yolunu getirdiklerini belirten Yıldırım “Şimdi Erzincan’ı Trabzon’a bağlayacağız. Erzincan’ı Elazığ’a da bağlayacağız. Trabzon’dan Batum’a da demir yolunu bağlayarak oradan da Orta Asya’ya bağlanacağız.” dedi. Verdikleri sözlerin gerçek olduğunu belirten Başbakan Binali Yıldırım, "Biz birileri gibi üflemiyoruz ne dediysek onu yapıyoruz ve yapacağız. Ülkemiz Mustafa Kemal Atatürk'ün hedef gösterdiği 'muasır medeniyetler seviyesinin üstüne' Cumhuriyet'imizin yüzüncü yılında çıkacak" ifadelerini kullandı. 

Bonus olarak Trabzon-Batum hattını beklerken bir de bakmışız ki, hat son  dakikada Rize'ye kaydırılmış görünüyor.

Rize'ye ne yapılıyor?

Lojistik merkez.

İhaleye de verildi.

Demiryolu nereye bağlanacak?

Lojistik merkezin yapıldığı İyidere'ye.

Rize'de havaalanı da yapılıyor  mu? Evet. Bitmek  üzere.

Yani Lojistik Merkez, Demiryolu, Havaalanı derken Rize artık Trabzon'un sahip olmakla övündüğü imkanlara kavuşuyor.

Rize de bizim.

Daha da fazla yatırıma layık.

Ama, Trabzonlu da diyor ki bizim tarihsel konumumuzdan kaynaklanan avantajımız giderek kayboluyor.

Ve bunun yerine hiçbir şey ikame edilmiyor.

Yatırım adası dendi, ondan önce lojistik merkezin peşinde koşuldu ama olmadı. Yatırım adası da şu anda öyle duruyor.

Şehir içi trafiğini henüz halledemeyen Trabzon, istihdama yönelik bir yatırımla da tanışmış değil.

Uzunsokak  işsiz gençlerle dolu.

Yine herkes belediye kapılarında iş aramak peşinde.

Bu yıl turizm de duvara tosladı.

Mevsimlik de olsa istihdama katkısı olan turizm sektöründeki bu durum geleceğe yönelik kaygılara yol açıyor.

Toparlanma süreci uzayacağa benziyor.

Uzun lafın kısası Trabzon, Doğu Karadeniz’in  merkezi olma özelliğini kaybetmekle karşı karşıya.

Trabzon, Lojistik merkez ve demiryolunun İyidere'de buluşması ile tarihsel önemini kaybedecek kadar kırılgan bir yapıya mı sahip, diye de düşünebiliriz.

Hayır, öyle değil... Trabzon tarihi kimliğini ve silüetini kaybetmekle karşı karşıya...

Son beş yıldır gündemimizde işsizliği giderecek, sanayi ve ticareti geliştirecek hangi konu var?..

Bir dolmuş dönüşümünü yıllardır başarayamayan Trabzon, geleceği planlamada da  zorlanıyor...

Atı alan İyidere'yi geçtikten sonra yol gösterenlerden olmayalım diye bir şeyler söyleyelim dedik...

Biz yine de "Tarihi ipek yolunun başlangıcı liman kenti Trabzon..." diye konuşmaya devam edelim mi ne dersiniz?

 

**********

ŞEHİR HASTANESİ VE GÜNEY ÇEVRE YOLU

 

Gelin Trabzon’un öncelikleri olarak ele almamız gereken yatırımlar konusunda hemfikir olalım.

Güney Çevre Yoluna bir şekilde başlanması gerekmez mi? Trabzon şehir içi ve bağlantı yollarının durumu  ve trafikteki sıkışıklık belli.

Sıkıntıları gidermek için parça parça yapılmaya çalışılan her müdahale Çevre Yolunu geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Bugün şehir içinde üçüncü tünel gündeme gelir yarın bu da yetmez dördüncüsü konuşulmaya başlanır.

Zaman ve kaynak israfı giderek büyür, çevre yolunun maliyeti artar.

Oysa bir kez başlandı mı sonunda bitecek olan Güney Çevre Yolu Trabzon'un trafik sıkışıklığını toptan çözecek.

Üstelik kentin güneye doğru da büyümesini sağlayacaktır.

Acele etmekte fayda vardır.

Çömlekçi'de, Değirmendere'de, Beşirli'de, Akçaabat'ta yolu aşacağım diye zaman kaybetmenin gereği yok.

Dünyanın hiçbir şehrinde Ulusal/Uluslararası yolun kent merkezinden geçtiği görülmemiştir.

Zaman Trabzon'un aleyhine işliyor...

            

Şehir Hastanesi

Bir de Şehir Hastanesi meselesi var.

O da şimdiye kadar konuşulup hayata geçirilemeyen yatırımlardan.

Trabzon için Şehir Hastanesi konuşulurken hiç ismi geçmeyen şehirlerin hastaneleri yapıldı bitti ve hizmete açıldı.

Biz hâlâ yerini tartışıyoruz.

Tartışmıyoruz da yerine karar verilmişse neyi bekliyoruz?

Trabzon sağlık merkezi diye lanse ediliyor her ortamda.

Sağlık turizminin gelişmesi yolunda adımlar atılıyor.

Geçmişinden bugüne baktığımızda gerçekten sağlık anlamında bölgenin merkezi konumunda.

Yapılması düşünülen/planlanan/yatırım programına alınan Şehir Hastanesi de daha fazla gecikmemeli...

 

*************

 

İTALYA'NIN BOSCHETTİ'Sİ TRABZONLA BOY ÖLÇÜŞEBİLİR Mİ?

"Dut, kestane, elma, armut, kiraz ve incir ağaçlarının oluşturduğu  meyve ormanının arasından geçerek karaağaçlarla, meşelerle, büyük asma çardaklarıyla içine girilmesi imkânsız çalılıklarla, güzel  kabuklu Andırana, defne, fındık, hep yeşil kalan laden çiçeği, Karadeniz’in ünlü ve  her zaman  güzel olan komar ağaçları ve katmerli zakkumlarla şahane ve büyüleyici bir şekilde süslenmiş olan patikalarda yürüdüm.
Buna ek olarak güneşli gökyüzü, işveli yansıyan deniz yüzeyi ve ağaçlıklardaki sarmaşanlarla dolanmış olan mistik harabeler de gördüm.
Burada kendime ve okuyucuya sormak isterim:
Acaba İtalya'nın Boscehetti'si ya da kireçli Yunanistan, bu ihtişamlı ormanların güzelliği ile boy ölçüşebilir mi? Sanmam...

ÇÜNKÜ DOĞU  KARADENİZ'İ İNSANLAR DEĞİL BİTKİLER YÖNETİYOR HÂLÂ.

Ne mutlu ki uygarlığın tahrip edici gereksinmeleri henüz bu mutlu ve kutsanmış yerlere ulaşamamış...
Size tavsiyem yolunuz  buraya  düşerse KARADENİZ ALPLERİ'NİN YAZ KIŞ YEMYEŞİL ORMANLARINDA YÜRÜYÜN...

Platana Trabzon'dan  sadece 4 saat uzaklıktadır. Çınar bu bölgede  özellikle de Galanima deresi kıyısında mukayese edilemeyecek ihtişamla yetişmektedir..."
J.Philip Fallmerayer/Alman tarihçi-hukukçu 1840 tarihinde Trabzon'a  yaptığı gezisinden Akçaabat/Akçakale /Galanima'dan gördüklerine  dair bir bolüm... (Trabzon  Seyahatnamesi/M.Hakan Alşan-Zafer Duran.)
Fallmerayer gezi notlarında dut ve üzümlerle erik büyüklüğünde zeytinlerin bu kadar  düzenli  ve zevkli yetiştirildiği başka bir yer görmediğini belirttikten sonra zeytinyağı, şarap, tütün ve mısırın öylesine bol olduğunu  anlatarak insanın burada kalıp çok mutlu olabileceğini de söylemeden geçemiyor...
Bu arada yaşı 50' nin üzerinde  olanların da şahit olduğu gibi Söğütlü yolunun her iki tarafındaki, Fallmaryer'in 1840’larda görüp yazdığı Çınarların kesilmeden önceki güzelliğini yaşadıklarını da hatırlatalım...
Gezginin gözlemine göre 1840'larda  Doğu  Karadeniz'i hâlâ insanlar değil bitkiler  yönetiyordu.
Ya günümüzde... Fallmaryer bugünkü Trabzon'u görse acaba yine bu satırları yazar mıydı?

 

**************

 

TRABZON'DA NE VAR NE YOK?

LİMANI VAR YOLCU GEMİSİ YOK

YÜZ YILLIK GEÇMİŞİ VAR TRENİ YOK,

KONUŞANI ÇOK İCRAAT YOK

TURİZMİ VAR TURİSTİ YOK

KİTAP VAR OKUYAN YOK

YAYLA VAR YAYLACI YOK

TARLA VAR ÜRÜN YOK

İŞSİZ VAR İŞ YOK

TARİH VAR KORUYAN YOK

KÖY VAR KÖYLÜ YOK

KENT VAR KENTLİ YOK

ŞAMPİYONU VAR KUPASI YOK

KANUNİ'Sİ YAVUZ'U FATİH'İ VAR TANIYANI YOK

TRABZONSPOR'U  VAR KORUYANI YOK

SANATI KÜLTÜRÜ VAR SAHİP ÇIKANI YOK

BETONU VAR YEŞİLİ YOK

DERESİ ÇOK TEMİZİ YOK

HESLERİ ÇOK ÇEVRE ÖNLEMİ YOK

MARAŞ CADDESİ UZUNSOKAĞI VAR İŞİ YOK

FINDIĞI VAR ÇİKOLATA FABRİKASI YOK

ŞEHİR HASTANESİ SÖZÜ VAR ORTADA YOK

CORONASI VAR İNSANLARDA ÖNLEM YOK

DOLMUŞU VAR TEMİZLİĞİ KURALI YOK 

PARTİ KONGRELERİ VAR DEMOKRATİK YARIŞ YOK

YERİN ALTI VAR METRO YOK

TRAFİKTE SIKINTI VAR RAYLI SİSTEM YOK

DENİZİ VAR BOL ÇEŞİT BALIĞI YOK

YAĞMURU VAR SUYU BAZEN YOK

DEĞİRMENDERE VAR GÖRÜLECEK  HALİ  YOK

HERŞEYİ BİLENİ ÇOK İŞİNİ GÜZEL YAPAN YOK

GAZETESİ ÇOK ALICISI YOK

TRABZONDA KISACASI UN VAR ŞEKER VAR HELVA YOK...

                 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar