SİYAM İKİZİ PREMATÜRE!

                                 

               Gaziantepspor maçında hakemler Trabzonspor’un ipini çekip iki puanını göz göre göre çalınca, Başkan Ağaoğlu çıldırdı, küplere bindi! Trabzonspor, Gaziantepspor karşısında üstün bir futbol oynayarak maçı hakketmese de attığı golün karşılığı olan üç puanı gasp etmek kimsenin haddi de değil hakkı da!

                Bu tip hakem faciaları ilk değil! Trabzonspor, 1.ligde yani bugünün Süper Ligi’nde her sezon bu tip ayak oyunlarına maruz kalmıştır. Geçmiş yıllarda Trabzonspor’un lobisi çok güçlü olduğu için bu tip eylemlerle daha rahat mücadele ediliyordu. Ne olduysa oldu 90’lı yılların başı itibari ile bu gücü bir şekilde kırıldı! Hele hele son 10 yılda Trabzonspor yönetimleri tamamen teslimiyetçi oldu.

                Başkan Ağaoğlu, kimler tarafından başkanlığa aday gösterildi önemli değildi, tüm camia tarafından müthiş bir destekle kabul gördü. Başkan zeki ve iyi bir hatip olduğu için kötü gidişleri akıllıca savuşturmasını bildi.

                Fakat son zamanlarda Başkan çok agresif ve gergin tavırlar içinde! Bunda tabi ki en büyük pay geçen sene gasp edilen, üst akıllar tarafından çalınan şampiyonluk! Pandemi sonrasındaki sessizliği ise hala bir soru işareti olarak yerini korumakta!

                Dönelim Gaziantepspor maçı sonrasındaki Başkan’ın açıklamalarına…

                Ağaoğlu, maçın ertesi günü TFF’yi ziyarete gidiyor ama federasyon başkanını maalesef makamında bulamıyor. Başkan, “ Nihat Başkan’la görüşemedik. Maçtan sonra kendilerini aradım, telefonları kapalıydı. TFF Genel Sekreteri Kadir Kardaş ile görüştük. Kendisi de Başkan’a ulaşamamış.” sözleri ile resmen Nihat Özdemir’in gizlendiğini dile getirdi.

                Nihat Özdemir’in gizlenmesi çok doğal. Trabzonspor’a yaptıkları haksızlıkların farkında olması çok doğal. Özdemir’in korkarak gizlenmesi ilk değil ki! Şike sürecinde yıllarca omuz omuza mücadele verdiği, ‘halefi’ gözüyle bakıldığı Fenerbahçe eski başkanı Aziz Yıldırım’ı istifa ederek arkadan hançerlemedi mi? Olaylarda kimler tarafından korkutulup, ürkütüldüğünü bilmiyorum ama kaçtığını ve sessiz bir şekilde kabuğuna çekildiği hala hafızalarımızdadır sanırım!

                Trabzonspor Başkanı, basın açıklamasında çok ince noktalara da temas ediyor. Özdemir’in kendisine şöyle bir ifade kullandığını belirtiyor, “ Başkanım, geçen sene Trabzonspor’a çok büyük haksızlıkların yapıldığının farkındayım.”

                Yahu çıldırıp kötü şeyler yazmaktan korkuyorum! “ Be adam o haksızlıkların yapıldığı sezonda sen hangi koltukta oturuyordun, MHK senin döneminde kaç kere değişti? Yoksa sen değil de üst akıllar mı bu atamaları yapıyor? Sen o makamda kukla mısın? Bu soruları sormaz mıyız sanıyorsun?”

                O koltuğa senin oturmadığını, birilerinin aslında bir kişinin talimatıyla oturtulduğunu ‘SAĞIR SULTAN’ bile duydu, biliyor! Kulüplerin bu yüzden senin üzerine çok fazla gelemediği de açıkçası ortada. Bu kadar bariz yanlışlar karşısında o koltuktan şimdiye kadar çoktan alaşağı edilirdin ama kimsenin buna cesaret göstermesinin mümkün olmadığı ayan beyan ortada!

                Federasyon Başkanı’nın en önemli görevi; MHK’yı en liyakatli kişilerden oluşturmak, hakemlerin karşılaşmalara gölge düşürmemesini sağlamaktır. Sen daha komitelerini yönetemiyorsun, karşında ‘el pençe’ durması, titremesi gereken hakemlere nüfus edemiyorsun! Başkanı olduğun federasyon yönetimine acaba sözünü geçirebiliyor musun? Tabii ki kocaman bir hayır! Çünkü onlarda senin gibi birilerine hizmet etmek için, birilerinin adamı olarak o koltuklara gelebiliyor. Trabzonspor üyesi olarak federasyona giren isimlerde aynen bu şekilde o yönetimlere girebiliyor. Temsil ettikleri kulüpleri değil o kişileri temsil ediyorlar. Kısacası nereden tutarsan tut elinde kalıyor!

                Başkan Ağaoğlu’nun veryansınlarına devam edeyim…

                Diyor ki, “ MHK yapısının, sisteminin kökünden değişmesi lazım. Birilerinin ‘HİMMETİYLE’ oluşacak her kurul ‘PREMATÜRE’ doğmuştur. Türk futbolunu yönetmesi mümkün değildir. Hakemlerin yaptıklarını asla hata olarak kabul etmiyorum. Bu sorunun temeline inmek zorundayız. MHK sistemi kökünden değişmek zorunda. Hakemlerin ilişkileri varsa deşifre edilmek zorunda. TFF, MHK’yi idare edemiyor. Maçları adaletli yönetmek, ehil ellere teslim etmek TFF’nin görevi, herkes görevini yapmak zorunda. TFF, amir kurumdur ve özerktir.”

                Başkan’ın söylediklerinin hepsinin altına imzamı atarım velakin bazı şeyler eksik kalmış ya da söyleyememiş! Eksik kalan kısımları da ben elimden geldiğince tamamlayayım.

                MHK’nın yapısında önce TFF’nin yapısı değiştirilmeli. TFF yasal olarak özerk fakat fiilen değil. Tamamen birkaç kişinin iki dudağının arasında kalmış bir kurum. TFF’ninMHK’yi yönetememesi çok doğal! Hakemlerde oralara birilerinin tetikçisi olarak geldiğinden, kimseye hesap vermeyecek kadar şımarıklar. Asıl olan onlar için biat! “Sahibinin sesi” oldukları sürece onlara TFF Başkanı değil, Spor Bakanı bile hesap soramaz, sadece sorar gibi kamuoyuna mesaj verirler.

                TFF’nin en son ne zaman iki veya daha fazla adaylı seçime gittiğini hatırlamıyorum! Başarılı bir federasyon başkanı olan Trabzonsporlu değil, Trabzonlu olan Haluk Ulusoy’un başkanlığı nasıl bırakmak zorunda kaldığını hatırlatmak isterim. Ondan sonra gelenlerin kime, nasıl hizmet ettikleri ortada!

                Başkan Ağaoğlu, birilerinin himmetinden bahsediyor… Haklıda! Fakat Başkan’a sormak zorundayım, “Sen, kimlerden icazet aldın, yönetim kurulu üyelerinden Ömer Sağıroğlu dışındakileri tanıyor muydun? Kimlerin himmeti sayesinde kimlerin yönetim kuruluna girdikleri aşikar! Başkan ‘prematüre doğumdan’ bahsediyorsun. Birilerinin yönlendirmesiyle oluşan her kurum ‘prematüre’ doğmuştur tespitin çok doğru, tıpkı senin yönetim kurulun gibi! Bazı kelimeleri kullanırken çok dikkatli olmanı tavsiye ederim.”

                Eğer bir seçimde yarışacak adaylar çıkamıyorsa, muktedirler, üst akıl ve onun temsilcileri bir kulübün başkanını ve yönetimini belirliyorsa; ‘PREMATÜRE’ doğumları uzakta aramak, kendi gerçeğini gizlemekten öte bir şey değildir!

                Tekrar Nihat Özdemir’e dönmek istiyorum…

                Nihat Özdemir TFF Başkanı olarak tüm sorumluluklarının farkında olacak kadar zeki ve akıllı bir işadamıdır. Bu koltuğa gelirken yıllarca hizmet verdiği Fenerbahçe Kulübü üyeliğinden bile istifa etti yada ettirildi. Federasyon Başkanı iken Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ile gizlice otel odalarında buluşmasının nedenini hala açıklayamıyor! Trabzonspor Başkanı’nın telefonlarına çıkamayan bir kişinin otel odalarında başka bir kulüp başkanı ile hasbihal etmeleri ardındaki pazarlıkları herkes bilmeli.

Belki de bu sezonun hesapları yapılmıştır, ŞAMPİYON belirlenmiştir!

                Son olarak şu konuya dikkat çekmek istiyorum:

                “Birilerinin himmetiyle oluşturulan TFF ve MHK hakikatten ‘PREMATÜRE’ doğmuştur. Üst aklın yönettiği bu iki kurum birbirinden ayrı düşünülemez. Yapısal olarak bir çizgide durmak zorundadırlar. Ayrı düştükleri zaman muhakkak birisi doğduğu gibi ölmek zorundadır! Bu yüzden yapışık kalmak zorundadırlar! ‘SİYAM İKİZİ’ gibi; iki baş tek vücut, ya da yapışık iki beden!”

                TFF İLE MHK SİYAM İKİZİ PREMATÜRE DOĞMUŞTUR!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum