KALEPARK  GÜZELSARAY  VE TRABZON VALİSİ   ÖMER PAŞA

 

Güzelhisar diye de adlandırılan Trabzon Kalesinin Limana hakim noktasında bulunan KALEPARK'ın da ilginç ama sonu hazin bir öyküsü var.

kalepark-3.jpg

 Torul'un Manastır köyünden eğitilmek üzere 12 yaşındayken İstanbul'a getirilmiş. Devlet hizmetinde bulunmak için yetiştirilmiş.Valiliğe kadar yükselmiş.Babasının ulema sınıfı ile olan irtibatı İstanbul’da eğitim almasına vesile olmuş.I. Mahmut zamanında Dersim isyanının bastırılmasında başarılı olarak padişahın gözüne girmeyi başarmış.7 Kasım 1739'da Trabzon Valiliği görevine atanmış.Bugün askeriyenin kullandığı Kalepark’ın yerinde görkemli bir saray yaptırmış.

İşte ne olduysa o saraydan sonra oldu.

Üçüncüzadeler olarak bilinen Gümüşhane'nin Torul ilçesi Manastır köyünden Trabzon Valisi Üçüncüoğlu Ömer Paşa görev yaptığı Trabzon'da icraatları nedeniyle eleştirilmeye başlanınca araştırma sonucunda Osmanlı Devleti kanunnameleri gereği hakkında işlem yapılmaya başlanır.

 

kalepark-4.jpgÖmer Paşa 7 Kasım 1739 yılında Trabzon valiliğine başlar. Ömer Paşa mülk edinmeyi çok sever. Yaptırdığı sarayın çevresinde bulunan mahallelerden yani bugünkü İskenderpaşa mahallesinden ev arsa edinmeye başlar. Bu arada aile vakfı statüsünde Üçüncüzade Vakfı kurulup tescil edilir. Bu vakıf Trabzon ve çevresinde hayır işlerine de vesile olur. Köyünde Cenevizlilerden kalma bir kaleyi medrese yapar. Uzunsokak'ta çeşme, yine Yenicuma'da medrese yaptırır. Vakıf aracılığı ile hayır hasenat yardımlarda da bulunurmuş.Vakfın amaçları doğrultusunda mülk edinme faaliyetleri sadece Trabzon'la sınırlı kalmayıp sahil boyunca Görele gibi ilçelerde de sürüyordu.Bu heves o kadar ileri gidiyordu ki, müsadere (zoralım) yoluna bile başvuruluyordu.

Ömer Paşa’nın daha önce de Şebinkarahisar Mutasarrıflığı döneminde de aile bireyleri tarafından halkı bu yönde rahatsız edişleri artık alenen dillendirilmeye ve şikayet konusu olmaya başlamıştı.1817-1819 yıllarında bölgede bulunan seyyah Bijiksiyan,  GÜZELSARAY'ı şöyle tarif etmekte:

"Surlarla çevrili yüksek ve güzel manzaralı batı tarafındaki yüksek kayanın üzerindedir. İki katlı sarayın önünde geniş bir meydan ve bahçe vardır."

Hatta dedikodular öyle bir safhaya gelmişti ki, Kalepark’ta yaptırdığı saray nedeniyle Paşanın kendi yönetimini kurmaya yönelik çabalar içinde olduğu bile söylenmeye başlamıştı.Derebeylere kurduğu baskı, vergi toplamadaki düzensizlik ve zaman zaman yaşanan keyfilik artık İstanbul'a kadar şikayet olarak uzanmaya başladı.Artık l. Mahmut'un gözünden düşmüştür.Bugünkü ifadeyle söylediğimizde Mülkiye müfettişleri Trabzon'a gelir incelemelerde sonucunda bilhassa akçeli işlerle ilgili Vali Ömer Paşa hakkınďa önemli tespitlerde bulunurlar.

kalepark-5.jpg

Van'a beylerbeyi olarak atanır.18 Ekim 1742'de başı vurularak öldürülür.Yeni valiye görev verilir.

Yaptırdığı görkemli saray yıkılır.Malına mülküne, köle, cariye ve  sahip olduğu mücevherat ve hayvanata dair ne varsa envanteri çıkartılır ve devletçe el koyulur.Valinin çoğu Gürcü olan cariyeleri ve köleler için Trabzon’da ev tutulur ve yerleştirilir.Nakit ve mücevheratının doğum yeri olan Gümüşhane'nin Manastır köyünde saklanılmış olabileceği düşünülür ama araştırıldığında bulunamaz.Bu arada Akçaabat, Keşap, Tirebolu, Görele yaylalarında koyun sürülerinin olduğu tespit edilir ve 8890 koyuna el konularak ordunun ihtiyacı için kullanılır.kalepark-2.jpg

Bir kısmı yıkık halde bulunan Güzelsaray daha sonraları ihtiyaca göre zahire deposu, karantina binası, topçu bataryası, askerler için koğuşlar ilave edilerek kullanılmaya başlandı.18. yüzyılda Ortahisar'ın Şirinhatun mahallesindeki sarayda ikamet eden dönemin valisi Hekimoğlu Ali Paşa, Güzelsaray’da bir odayı valilik olarak kullanmaya başladı.

Aslında 1683 Viyana bozgunundan sonra devlet idaresinde, özellikle taşrada otoriteyi sağlama adına güçlü aileler devreye girerek devlet tarafından yetkilendirilmiş. Ancak her iyi niyetli teşebbüsün başına gelebildiği gibi gücü eline alan bu ailelerin bir kısmı halka düzgün davranmamaya başladılar.

Canik Muhassılı (vergi toplayan görevli), Şebinkarahisar Mutasarrıfı (sancak mülki amiri) Trabzon Valisi olarak bölgede görev yapan Ömer Paşa ve yine bu bölgede voyvoda (vezirlerin Haslarına ait yıllık gelirlerini toplayan yetkili), mütesellim (vekil-vali ve mutasarrıf yokluğunda idareyi vekaleten yürüten) olan kardeşi Osman Bey'den de halk memnun değildi.

Halkın devlete vermesi gereken Öşür (tarım ürünlerinden alınan vergi), Cizye (gayrimüslimlerden alınan vergi), Avarız (olağanüstü durumlarda halktan alınan ek vergiler) gibi vergiler toplanıyordu.

Bu vergilerin merkeze gönderilmesi bazen gecikiyor, bazen elde tutuluyor, bazen de hesabı verilemiyordu.Yapılan teftişler sonucunda Trabzon Valisi Ömer Paşa suçlu bulunarak idam edildi.Ailenin eski gücü kalmadı.Ama Osmanlı yönetimi, kardeşi Osman beye yine görev vererek ondan yararlanmaya devam etti.

Çok ilginçtir başkent İstanbul’dan gelen görevliler Güzelsaray'da Ömer Paşa'ya ait ne var ne yok hepsini kayıt altına alarak müzayede yoluyla satıp ordunun ihtiyaçları için kullanılmak üzere hazineye irad kaydettiler.

Satılan eşyaların içinde, kitaplar, kürkler, aba kuşak, yatak, yastık, yorgan, yemeni, cübbe, entari, Trabzon bezi, simli saç teli, bilezik, Rize ketan bezi, havlu, kuştüyü yastık gibi özel eşyaların olması da dikkat çekici idi...

kalepark-1.jpg1300 dönüm üzerinde kurulan Güzelsaray ve çevresi için Ömer Paşa'nın yaşayan akrabaları Kalepark'ın varisleri olarak dava açarlar. Bu dava üzerine 1938 yılında yer sülale adına tescil edilir. Ömer Paşa'nın varisleri parada, malda, mülkte, gözü olmadıklarını belirterek elde edilecek gelirin öğrencilere yardım amacıyla kullanılacağını belirtmektedirler.

Kenan Evren 1960 ihtilalinde Trabzon'da 11. Kolordu Komutanı olarak bulunuyordu.

Yargıtay’ın kesim kararına rağmen Üçüncüoğulları adına tescillenen Kalepark'ı askeri alan olarak kullanmaya devam ettirir. O tarihe kadar varisler senelik 33 altına Kalepark’ı askeriyeye kiralamışlardı.Bugün 10.000’i aşkın varisi bulunan Üçüncüoğlu Ömer Paşa'nın kurduğu aile vakfına mensup varisler halen hukuki mücadelelerini sürdürmektedir.Kalepark bir vakıf mülk olarak Vakıflar Genel Müdürlüğünce tescil edilmiş bulunmakta.Varislerin açtığı davalar lehlerine sonuçlanmaları halinde Kalepark’ın akıbeti ne olur?Bir de Kalepark'ın halka açılması zaman zaman gündeme gelir.Bu konuda kamuoyu iki görüş etrafında tartışıyor... Açılsın, açılmasın.Ancak ortada süren bir dava var.

Ayrıca geçmişte stratejik anlamda bir noktada olduğu için önem arz eden bu yerin hâlâ bu özelliği devam ediyor mu diye de bir soru akla gelebilir.

Bana göre halka açılabilir.Ancak bir rant kapısı olarak değil.Sosyal bir kurum olarak hizmet vermesi yerinde olur.

Not:  Geniş bilgi için, “18.y.yılda Bir Osmanlı Valisi Üçüncüoğlu Ömer Paşa ve Muhalefatı”  Necmettin Aygün/ Uluslararası Karadeniz İncelemeleri Dergisi "

 

Önceki ve Sonraki Yazılar