HÜSEYİN TÜRKMEN & PİLLİ TAKIM

Bir önceki gece sosyal medya sitelerinden twitter’da Trabzonspor’un futbolcusu Hüseyin Türkmen hakkında başlık açılmış.

Hakkında yazılanlara baktım çocuğu hedef tahtasına koymuşlar. Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı taraftarların hakaretlerinin bini bir para.

Sebep ümit milli futbol takımı güya İngiltere’ye Hüseyin Türkmen’in hataları yüzünden yenilmiş. Ve bir pozisyonda kaleci Altay ile çarpışıp sakatlanmasına sebep olmuş.

İngiltere ümit milli takımının bulduğu golde Hüseyin Türkmen İngiliz futbolcunun yaptığı hamleyi ayağıyla bloke ederken top sekiyor ve Altay’ın koruduğu kaleye yönelip gol oluyor.

Futbolda bu türden yığınla gol var. O İngiliz futbolcu ceza sahasına gelene kadar ümit milli takımın taktiksel diziliği, o kanattan verdiği geometrik açık tartışılmıyor. Ya ne diyor İstanbul takımlarının zekâ özürlü küstah taraftarları. Hüseyin Türkmen’in bu takımda ne işi var!!!

Ümit milli takımı bir gün önce Galatasaray’ın futbolcusu Markao’dan tokat yedi bir şey olmadı.

A milli futbol takımı vakti zamanında İngiltere milli takımına 16-0 yenildi kıyamet kopmadı.

Ardından 8-0 yenildi bir şey olmadı. Ama Trabzonsporlu Hüseyin Türkmen’e çarpan top gol oldu twitterda kıyametler kopuyor.

Şimdi bu kıyametin esas sebebine inelim biraz.

Benim izlediğim müsabakada Tolunay Kafkas ümit milli futbol takımını taktiksel açıdan iyi tahkim edemedi. İngilizler oynadı ve yendi. Faturayı da Trabzonsporlu Hüseyin Türkmen’e fatura ettiler.

Çünkü Hüseyin Türkmen bir Trabzonsporlu futbolcu olarak Galatasaray ile ümit milli takım arasında oynanan müsabakada Markao’nun Halil Dervişoğlu’na attığı yumruğu gören tek onurlu insan evladı.

Diğerleri vakıayı sineye çektiler. Trabzonspor Türk futbolunun üvey evladı. TFF’nin, kararlarıyla, hakemlerin düdükleriyle, İstanbul yerel spor medyasının haberleriyle sürekli ötekileştirdiği lig şampiyonluğu defalarca çalınmış bir camia.

Haliyle durum böyle olunca hak ve hukuk adına bir futbolcusunun şahit olduğu bir vakıa çok büyük önem taşıyor.

Trabzonsporlu yöneticiler Galatasaray ile ümit milli futbol takımı arasında oynanan maçta neler yaşandığını soracaklar Hüseyin Türkmen’e. O da gördüklerini anlatacak doğal olarak.

Bu da üstü örtülen bir vakıada yeni bir hukuk savaşı demek.

İşte bu yüzden twitterdaHüseyin Türkmen için bir linç kampanyası başlattılar.

Başlatan camia da Galatasaray’ın teknik direktörüne bağlı troller…

Hüseyin Türkmen benim hayatım boyunca fotoğraf çekildiğim tek ünlü kişidir. O da bir okuldaki sosyal etkinlikte tesadüfen.

Gencecik efendi bir çocuk. Herhangi bir Türk futbolcusunun yaptığı hatalardan fazlasını yapmıyor. Bence sorun Hüseyin'de ya da diğer Türk futbolcularında değil. Onları o seviyeye getirirken onlara verdiğimiz eğitimin ve de teknik direktörlerin verdiği taktiklerle alakalı.

Hollanda’dan Galatasaray’a gelmiş Frank De Boer’in sözüydü. ‘’Bütün futbolculuk kariyerim boyunca yaptığım hatalardan çok daha fazlasını Galatasaray’da oynarken tek müsabakada yaptım!’’

Onun için İstanbullu psikopatların Hüseyin Türkmen’e saldırmalarının futbolun objektif tarafıyla yakından uzaktan bir alakası yok.

Onlar iktidar gibi işledikleri hukuk cinayetlerinin delillerini yok etmekle meşguller.

*

Türkiye – Sırbistan uluslar ligi futbol karşılaşması.

Bu turnuvanın ciddiyeti konusunda ciddi şüphelerim var. Korona virüs heyulası dolayısıyla yapılamayan Avrupa futbol şampiyonası yerine uydurulmuş çakma bir şey gibime geliyor.

Futbolda dünya kupası ve Avrupa şampiyonası, diğer sporlarda ise olimpiyatlar esastır. Diğerleri bizdeki Ziraat Türkiye kupası ayarında şeyler.

Türkiye’de futbol siyasetin müdahil olması yüzünden zaten yerlerde sürünüyordu. Korona virüs heyulası yüzünden artık tamamen bitme aşamasına gelmiş durumda.

Türk milli takımının uluslar liginde gösterdiği performans da bu kanaatimizi destekliyor.

Sırbistan ilk yarıda Türkiye A milli futbol takımını tabiri caizse sahadan sildi attı.

Bence Türk kulüpleri modern futbol nasıl oynanır sorusuna Sırbistan’ın oyun anlayışına bakarak pek çok cevap bulabilirler.

Bir takım sahanın bütününü nasıl kullanır, topu gevelemeden oyunun yönünü nasıl değiştirir, gol pozisyonuna nasıl girer, rakibine nasıl top göstermez, top rakibe geçtiğinde takım sahada nasıl defansif bir hüviyete bürünür hepsinin cevabını verdi Sırbistan milli takımı.

Attıkları ilk golde A millilerin defansını devre dışı bıraktılar. Bir golü üç bileşik pozisyonla olgunlaştırıp golü buldular.

Buna karşılık A milli futbol takımı ilk yarıda Sırbistan’ın oyununa reaksiyon veremedi. O kadar ki Hasan Ali müsabakaya dâhil olamadan oyundan çıkmak zorunda kaldı.

Sonuçta A milli futbol takımı Türkiye’deki Süper Ligin futbol tecrübesinin enternasyonal düzeyde yansımasından ibarettir.

A milli takım ikinci yarıda pragmatist futbol anlayışıyla beraberliği sağlayarak zevahiri kurtarır gibi oldu.

Türkiye’deki futbolun ciddiyeti belli, onun vitrini A milli futbol takımının ciddiyeti belli, uluslar liginin ciddiyeti belli, Gandi felsefeli Şenol Güneş’i futbola bakışı belli. Eh bu kadar ciddiyetsizlik içinde benden Şekspır soneleri beklemiyorsunuzdur.

Önceki ve Sonraki Yazılar