EKUBAN VE SÖLOTH İKİLİSİ!

   İlk maçı Trabzonspor kendi sahasında 2-1 kazanmıştı. Bu skor hiçbir zaman iki maçlık karşılaşmalar için net bir skor değildir. Bu yüzden bordo-mavililer karşılaşmaya temkinli başladı ve oyunu kendi sahasında kabul etti. Mutlak galibiyet alması gereken taraf olan Fenerbahçe ise hücum futbolu oynamak zorundaydı.

Trabzonspor’un geriye yaslanarak Fenerbahçe’nin hata yapmasını bekleyip sonuca gitmesinin meyvesini 7.dakikada Sörloth’un ayağından buldu. Gecenin yıldızı olan Ekuban, Sörloth’a harika bir uzun pas attı ve defans arkasına sızan Sörloth nefis bir vuruşla takımının ve kendisinin ilk golünü attı.

Erken yenen gol Fenerbahçe’nin tüm stratejisini alaşağı etti. Sarı-lacivertliler oyun kurmak için çabalasalar da Trabzonspor defansı çok iyi bir kurgu ile cılız hücumları rahatça püskürttü.

Fenerbahçeli oyuncular rakiplerini yıldırıp oyundan düşürmek için sert oynadılar, bol bol faul yaptılar. Erken gelen gol sonrasında Trabzonspor rizikolara girmeden temiz ve yeterli futbol oynayarak rakibinin dengesini bozdu.

Trabzonspor, Sosa ve Guilherme gibi top cambazından yoksundu. 34.dakikada Nwakaeme sakatlanarak oyundan çıkınca herkes gibi beni de sıkıntılar bastı! Bu oyuncu ayağına topu alınca tüm takım rahatlıyor ve hücuma çok rahat bir şekilde çıkıyor. Bu eksiklerine rağmen takım moral-motivasyon açısından hiçbir şeyini kaybetmedi.

Trabzonspor attığı golden sonra oyun anlayışını hiç bozmadı ta ki 42.dakikada yediği gole kadar. Golde defans oyuncuları tam anlamıyla uyudu! Bu uyku halinden yararlanan Deniz Türünç nefis bir gole imza atarak Fenerbahçe’ye umut oldu.

İkinci yarıya hızlı başlamak zorunda olan Fenerbahçe baskıyı kurdu ama bu baskılar,  Trabzonspor defansını bunaltacak, yıldıracak cinsten değildi. Gustavo ve Deniz Türünç gayretliydi ama onlarda işi bitirmeye çare olamadılar.

Trabzonspor, Fenerbahçe’nin hücumlarını keserek kontratakla gol çabalarına girdi, zaman zaman pozisyonlarda buldu ama bunları gol yapamadı.  Fenerbahçe kenarları kullanıp yüksek toplarla Muriç’i buluşturmak istedi ama bunda muvaffak olamadı. Trabzonsporlu iki stoperde Muriç’e tek bir pozisyon dışında topla buluşturmadılar.

Galibiyet golünü aramak için savunma bloğunu boşlayan Fenerbahçe’ye cezayı 83.dakikada Sörloth kesti. Bu gol öncesinde topu 50 metre sürerek asist yapan Ekuban’ıda ayrıca kutlamak isterim. Fenerbahçe defansını tek başına deli etmeyi başardı.

Golden sonra Fenerbahçe ligden sonra kupaya da havlu atmış oldu!

Fenerbahçe’nin oyun kurgusu yok, oyunu tek başına çevirecek oyuncusu yok, oyuncularının ruhları da yok!

Sörloth’un golleri dışında takımına yaptığı en büyük katkısı ise Emre Belezoğlu’nu kenardayken kırmızı kartla oyundan attırmasıydı.

Dün akşamki sonuç çok güzeldi ama ilk defa bir Fenerbahçe karşılaşmasında heyecanlanmadım.

Cüneyt çakır, ilk yarıda Sörloth’a yapılan ceza sahasının köşesindeki faulü görmedi, “VAR” da her zamanki gibi uyumaya devam etti!

Uzun yıllardan sonra Kadıköy’de Fenerbahçe’yi 3-1’lik skorla yenen Trabzonsporlu tüm futbolcuları yüreklerinden öpüyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.