DÜZYATAN GAZİ

   Kendini gerçekleştirme “bir kimsenin olabileceğini olması” için, sahip olduğu, eğilimi veya arzuyu ifade etmektir der Carl Ransom Rogers.
Yani Osmanlı Beyliğinin Kurucusu Osman Beyin babası Ertuğrul Gazi’nin kim olduğu noktasında,  içinde ki zayıf kuvvetli ayırımında ki ayrımı gözden kaçıran kişi, ortaya maalesef, aktör olanın, güç, saygı ve sevgi bağlamında koskoca  Ertuğrul Gaziye göre gönlünde ağır basması ile aslında insanların “kendini geliştirmede” gerekli zeminin şart olduğu olgusunu ortaya çıkarmıştır.
Adam olacak çocuk lafı da boşa söylenmemiştir. Yani çocukluğundan istikbalde nasıl biri olacağı ifade edilir bu sözle.

Oğuzların kayı boyunun lideri Ertuğrul Gaziyi bilmeyen bir bürokrat, siyasetçi hatta bir Türk olamaz.
Ertuğrul Gazinin kahramanlık ve cesaret ruhunun sembolleşmesi için heykelinin yapılması, çocukların onu tanıması için iyi bir çalışma olabilirdi. Ama heykele put diyen bir anlayışın Ertuğrul Gazi heykeli yerine bir artistin heykelini dikmesi ,işte bu durum çok acayip bir hal oldu.
Ne zaman Tarih senaryolaştırılıp dizi haline gerildi, üç ay at binme, kılıç kullanma ve ok atma dersleri alındı, işte o zaman büstün yapılması hakkını da eline alan “artist” oldu.
Hatta ne zaman ekranlarda dans etti, göz süzdü, entrikaları mavi gözleriyle gizlilikten çıkıp sevimli oldu, işte o zaman da izleyici Osmanlının en güçlü en etkili kadını Hürrem kimdir sorusuna Meryem Uzerli dedi.
Hatta Kanuni kimdir sorusuna Meryem Uzerli’nin kocası bile diyen oldu.
Yıllar önce de dördüncü Murat’a  Cihan Ünal diyenleri unutmadık.
Yanlış ve doğru arasında ki sınırlar artık yok oldu.
Gerçek tek bir yerdeyken, birileri başka yerlerde aratır durur gerçeği.
Aslında bulmak için hafıza, sorgu, yorum, düşünme ve bunları kullanma yeteneği lazım.
Üzerinde ne zırh, ne kalkan, ne de bir kılıç olmayan insanı sevip, sayıp onu Oğuz boyunun Lideri Ertuğrul Gazinin yerine koymak, İşte!  Sanırım kanın donması bu olsa gerek.
Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Sultan Selim, Atatürk… ve daha nice kahramanlar bizlerin onurudur. Onlara rolleriyle hayat vermeye çalışanlarda para karşılığında rol yapan oyunculardır.
Bir ironi izledik.
Yani bildiklerimizin tam tersini söyleyip izlettiler.
Hayatta unutulan ne çok şey varmış aslında.
Alışmak da böyle başlar.
Susmak da.
Sonra tekrarlanır ve konuşmamaya başlarsın.
Yanılgılar, kandırmalar, bilinenler, sanılanlar hepsi bir bir susar.

Kimliklerimizden bizi  muaf etmeyin. Planlanmış kimsesizliklerle kimsesiz bırakmayın. Atalarımız bizim kimliklerimizdir.  Aidiyetimiz ve aydınlığımızdır. Uygarlığımız ve onurumuzdur.
Söylenmesi zor şeyler ya da yazması zor olan şeyler hissediyorum. Ama çare arıyorum.


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.