Çimşir kulübeye bakınca acaba ne hissediyor?

  • Trabzonspor bu sezon şampiyon olabilecek mi?

Gönülden geçen ‘olacak tabi ki’, ancak;

Bordo-mavililerin bu sezonki kadrosundan, ‘bütünsel olarak’ çok daha iyi kadroları gördük. 1995-96, 2010-11 sezonu gibi. Ama malum dış etkenler devreye girdi, kupalar başka kulübün müzesinde duruyor!

Bu sezon da kalitesi yüksek bir kadro var. Son derece yetenekli, iyi niyetli bir grup. Ama Trabzonspor’un önünde 2 büyük engel var:

Birincisi yine malum, dış etkenler. Bakınız hakem hataları. Siyasetin takımı diye yapılan algılar (ki bizim siyasetçiler de Bakan’a şirin gözükmek için sosyal medyada teşekkür yarışına girip buna çanak tuttular) işe yaradı, hakemler de böyle olmadığını kanıtlamak için VAR bile dinlemeden bariz hatalar yaptılar..

Diğeri ise yedek kulübesi. Sezon başında Obi Mikel, Sturridge, Fernandez, Avdivaj ve Andusic alındı, artık yoklar. 5 yabancının bu durumu ders alınması, büyük dersler çıkarılması gereken bir transfer fiyaskosudur. Yarışmanın içinde olunduğu için arada kaynamamalı!

Sörloth’u bulan transfer komitesinin artılarını eksiye çeviren bu konunun önemi, son haftalarda daha çok ortaya çıkıyor. 18 takım içinde kulübesi en zayıf takım Trabzonspor, 3 kupa peşinde koşan Trabzonspor! Sosa, Nwakaeme ve Ekuban’ın sakatlığında teknik ekibin zayıf kulübeden yaptığı hamlelere anlam veremeyenlere; anlam veremiyorum gerçekten!

Bu iki etken yetti de arttı zaten, Fırtına yarışta büyük yara aldı. Stres de üzerine eklenince Trabzonspor rakiplerinin puan kaybetmesini beklemek zorunda kaldı. Adil şartlar ve güçlü kulübe ile bu sorunun yanıtı ‘kesinlikle evet’ olurdu ama şimdi… Durum biraz da şu hale geldi ne yazık ki; umut fakirin ekmeği!

İpler kopmuştu!

  • Teknik direktör Ünal Karaman'ın takımdan gönderilmesi doğru bir karar mıydı?

Ünal hocanın şehirle dokusu uyuştu, yıllardır böyle. Son derece düzgün, işine saygı duyan, çalışkan bir teknik adam. Trabzon’u seviyor, seviliyor. Ama; giderken dediği gibi, ‘Beni yemeye çalışanların boğazında kalırım, kılçık olurum' kadar değil. O kadar da değil, Trabzonspor büyük kulüptür, kişilere endeksli hiç değil!

Takıma, camiaya bir hareket getirdiği büyük bir hakikat Karaman’ın. Ama takımın başındayken ‘öne geçince takım geriye yaslanıyor’, ‘oyuncu değişiklikleri sorun’ diye çokça eleştirilmedi mi? Daha çok detaylandırabiliriz ama bir sezon önce, tek tutunduğu dal, küme düşen Karabük’ken bu şehir sahip çıktı Karaman’a ve artık tercih edilen bir teknik adam olarak sundu Süper Lig’e.

Kalsaydı ‘kılçık’ meselesi iki taraf için de (yönetim-Karaman) sıkıntı yaşatır, takıma, camiaya olumsuz şekilde yansırdı. Bu hale getiren sebebi bilemeyiz ama sonuçta artık ipler kopmuştu,

Karaman buradan değer kazanarak gitti, şimdilik bu hikaye bitti. Bu şartlarda doğrusu da buydu.

Çimşir’i eleştirmeden önce!

  • Trabzonspor'da teknik direktörlük koltuğunda oturan Hüseyin Çimşir, bu görev için doğru isim mi?

huseyin-c-561452.jpgErsun Yanal, kulübe icra kamyonu gönderdiğinin ertesinde takımın başına getirildi, değer gördü. Ünal Karaman sıfır çektiği Karabük macerasından sonra Trabzonspor’a geldi, büyük destek gördü. Masadayken ‘öz evlat’ söylemleri yükselirken, Hüseyin Çimşir’in tartışılması büyük tezat. Şu ana kadar ligde mağlubiyeti yok, kupada finalde, -sakatlıkların da etkisiyle- kadro mühendisliği faciası kulübeye rağmen kupaların en büyük favorisi bu takım. Genç ve dinamik bir ekiple yola çıktı ve şu ana kadar istatistikler şunu diyor: Notu yüksek.

Hüseyin Çimşir sabretmeli, çok sabretmeli. Zordur Trabzon’da öz olmak zira.

‘Öz evlat’ sevgisi derken; Yusuf Yazıcı, Hüseyin, A. Parmakları geçtim, Şenol Güneş bile istenmedi bu şehirde, değil mi?

Çimşir’e acımasız eleştiriler getirilirken ben biraz susuyorum. Bu Çimşir’in bu göreve uygunluğuna olan inancımdan hiç değil, bu konuda net fikir sahibi olamadım. O’nu eleştirmek için maç içi hamlelerine de bakmak lazım çoğunlukla. Sadece; takımın ateşleyici güce ihtiyacı varken, kulübeye bakınca aklından neler geçiyor, tahmin edebiliyorum!

En azından hamle şansı olduğunca neler yapacak, onu merak ediyorum. Bu anlamda, ilk teknik adamlığı dönemine böyle bir kulübeyle başlaması ve peş peşe gelen sakatlıklar O’nun adına büyük şanssızlık.

Trabzon mu, Madrid, Londra mı?

  • Abdülkadir Ömür ve Uğurcan Çakır, iyi bir teklif gelmesi halinde satılmalı mı?

ugurcan-abdulkadir.jpg

Çok net; ederi geldiğinde her futbolcu satılabilir; eğer futbolcu, ‘ben bu formadan başkasını giymem’ dememişse.  Onur gitmeseydi Uğurcan ortaya çıkmayacaktı. O sakatlandı Erce ortaya çıktı, sırada Arda gibi yetenek var. Abdülkadir Ömür de çok özel bir isim, Trabzon’un umudu, sevdiği, değer verdiği yetenek.

Ama beklentiler futbolcunun psikolojisini çok etkiler, sahaya yansır. Avrupa’da oynama ihtimali az bir konu mudur, böyle bir ihtimal varsa, tekliflerin olduğunu duyunca, o futbolcunun konsantresini düşünebiliyor musunuz? Sonuçta Trabzon küçük bir şehir, rakiplerin Madrid, Barcelona, Münih, Londra, Roma ise ne kadar yok sayabilirsin ki?

Futbolcunun kafasında ‘ben bu takımda futbolu bırakacağım’ gibi çok zor-büyük bir karar yoksa, artık verebilecekleri azalır, sıradanlaşır. Yeni heyecan gerekir artık, iki taraf için de, iyi bir teklif gelmesi şartıyla gitmesi en doğru karardır.

‘Bu camiaya borcu var, kupalar kazandırmadan olmaz’ falan… Siz ne kadar söylerseniz söyleyin, artık olmaz!

Keşke iş 6 milyon Euroya bitse!

  • Kiralık sözleşmesinin sona ermesine 1 yıl kalan Alexander Sörloth'un bonservisi bu sezon sonunda alınmalı mı?

sorloth-8380-49975688.jpgSon yıllardaki en heyecan verici isimden bahsediyoruz. Gol yollarındaki etkisi, temiz son vuruşları, sürati vs. Büyük katkı sunuyor takıma. Bu şartlarda ondan iyi santrafor bulabilir mi Trabzonspor, zor? O zaman mantık “6 milyon Euro’yu hemen yatırın, bonservisini alın” diyor.

Keşke o kadar basit olsa. Sözleşmede, “Bonservisi alındıktan sonra, 9 milyon Euro getirdiğinde futbolcu ayrılabilir” maddesi varsa, mantık falan kalmıyor. 2 yıllık kiralık sözleşmesinin son gününe kadar aynı şartlarda bu iş devam edecektir..

Zira bonservisi alınırsa, Sörloth gider, bu kadar net! Zira gerçekten de ciddi kulüplerin ilgisi var Norveçli yıldıza..

Yolu açık olsun!

  • Sözleşmeleri sezon sonunda sona eren Pereira ve Filip Novak, takımda kalmalı mı?

Pereira zaten imzaladı. Rakibi yıldıran markajı, enerjisi ve hücuma katkısı ile faydalı isim. Kendine hakim olduğunda, takımın en ateşleyici gücü. Gençlere örnek bu yönde. Şehirle çok uyuştu, tipik Karadenizli sanki! Kaldı zaten, iyi de oldu.

Novak, gizli santrfor gibi. Avrupa’da en çok gol atan bekler sıralamasında zirvelerde. Nwakaeme gibi bir geriye gelme konusunda tembel bir isimle aynı kanatta olmasına rağmen savunma yönü iyi.

Ama sözleşme konusu sürdükçe, konsantre kaybı yaşıyor, özellikle asıl görev yerinde. Artık eskisi gibi savunamıyor, basit hatalar yapıyor. Daha çok, -ismini ön plana çıkartacak, belki de transferinde değerini katlayacağını düşündüğü için- gol atma peşinde. Bu ekonomik yapı içinde, astronomik rakamlar peşinde değilse, tabi ki kalmalı. Aksi halde, yolu açık olsun!

  • İstanbul takımlarından sözleşmesi bitecek olan hangi bek oyuncuları Trabzonspor'a fayda sağlayabilir?

Gökhan Gönül ve Caner Erkin gündemde. Eğer mevzu onlarsa, ben Pereira ve Novak’ı tercih ederim! Ama şartlar oluşursa niye olmasın ki? Burak Yılmaz, taraftarın küfür ettiği ortamda Beşiktaş’a, gitti, şimdi baş tacı! Belki beklenmedik şekilde aşı tutar, bunu kimse bilemez.

Fedakarlık zamanı Kaptan’da artık!

  • Trabzonspor, kontratı sezon sonunda bitecek olan 35 yaşındaki Jose Sosa'ya kaç yıllık sözleşme teklif etmeli?

Sosa’nın kattıkları bir yana, kulübü sahiplenmesi de övgüye değer. Sadece saha içi liderliği, futbolu ile değil böyle güçlü karakterlerin varlığı, bir kulüp için her zaman önemli. Bu özellikleri Sosa’yı çok değerli kılıyor.

Ama halının altına sürmenin anlamı olmayan iki gerçek var: 35’i bitti, 36’dan gün alıyor artık Arjantinli. Bu sezon dahil 70 milyon TL’nin üzerinde ücret aldı. Eğer yeniden sözleşme imzalayacaksa, az buz değil, indirimde damping yapmalı! Aksi halde ‘ileride teknik heyette olacak’ tarzı dayatmalarla yol alınması çok yanlış, bu söylemler her kulüpte olmuş ama hiç tutmamıştır. Duygusallık yok, 36’lık bir isme bırakın şimdiki gibi 3 milyon Euroluk rakamları, 2 milyon Eurolar vermek bile, kesinlikle yanlış olur. Trabzonspor çok verdi, fedakarlık zamanı Kaptan’da artık!

Biri aksarsa diğerleri darmadağın oluyor

  • Bu sezon Trabzonspor'un başarısındaki en önemli pay sahibi kim?

Yönetimin ekonomik çabasını ilk sıraya yazmak gerekir kesinlikle. Bu tabloda futbolcuların ‘paramı alamadım’ gibi sorunlarla karşı karşıya kalmaması takdirlik. Ünal Karaman’la başlayıp Hüseyin Çimşir ile devam eden teknik desteğin de önemi büyük.

Camianın eski yıllara oranla daha az muhalefet edip daha çok destek çıkmasının da başarıda ciddi katkısı var.

Ama tabi ilk önemli olan puan tablosundaki yer ve bunda baş aktör futbolcular. Uğurcan ve Sörloth’u ilk iki sıraya yazıp devamına Sosa, Nwakaeme, zaman zaman Ekuban, A. Ömür ve diğerlerini ekleyebiliriz. Novak ve Pereira’nın hücum katkılarını da unutmamalıyız.

Sonuçta bütün unsurları toplayarak başarı geliyor. Biri aksarsa diğerleri darmadağın oluyor.

Gürkan Ata

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.