Bekçi bizi gözetliyor

 “Cumhuriyeti yaşatmak için onun insan malzemesini hazırlamalı, namus cephesini güçlendirmeliyiz” Mustafa Kemal Atatürk

Evet insan aklı ve düşünme yeteneği olandır. Sorgulayabilen, yorumlayabilendir.

Bir de doğru davranışlarda bulunup ahlaklı olunca, işte o zaman insan, bir bütün olan olur.

Kulaklarımızın, gözlerimizin, dillerimizin, gönüllerimizin bildikleri kendi sırlarıdır.

Namuslu insan ve namussuz insan kimdir?

Toplum düzenine uymak namuslu insanı işaret eder. Ama bu namus kavramı nasıl bir şeyse, bulunduğu  coğrafyaya ve zamana göre değişiyor maalesef.

Peki namussuz kimdir?

Namussuz, namuslu gibi gözüken insan müsveddesidir.

Tarttığında değerleri ağır basana, namuslu denmiyor maalesef.

Bizim gibi toplumlarda, namus kavramı, insanların tümüne değil de kadınlara yüklenmiş bir yaftadır.

Namusu sadece iffet midir?

Verilen sözün tutulması namus değil midir? Görev ve sorumluluklarımız, insan olmak namus değil midir?

Neden insanların ahlâkını bozan hep kadınlardır?

Kadınların ahlâklı olup, olmaması neden erkeklerin kararındadır?

Oysa “hep bir halli Turhallı” değil miyiz? Birbirimizden farkımız nedir ki?

Herkes kendinden sorumludur. Eğer toplumun huzurunu kaçıran, zalimlik yapan hırsızlık yapan, insanların hakkını gasp eden, insanları rahatsız edenler varsa işte o zaman karar vericiler kararı verir.

Nerden mı geldik bu namus meselesine? Gece bekçilerinden geldik. 

Gece bekçileri park, bahçe, yürüme, gezinti alanları vs gibi alanlarda her türlü davranışa müdahale eder duruma geldi. Bir de üstüne namus bekçiliği eklendi. Yani bekar ya da evli olmayan  kadınların evlerini gözetlemek de bu bekçilerin yetkisine kaldı.

Panik yapmayın bekar erkekler ya da yalnız erkekler siz bu uygulamadan muafsınız.

Düşünsenize bu uygulamanın doğuracağı sonuçlar, kim bilir kaç kadının,  fişlenmesine sebep olacaktır.

Oysa bekçi mahallenin huzuru ve güvenini sağlamaktan mesul değil midir? Ahlak polisliği bekçiye mi kalmış?

Bir maruzatım var Bekçi Bey! Altı yıldır ne hukuk ne site yönetiminin susturamadığı komşuma karşı da bir düzenlemeniz var mı? Huzurumuzu kaçırıyor çünkü.

Başkalarını rahatsız edenleri engelleyecek olan bu bekçilerimizle bakalım ne tür portreler izleyeceğiz.

Dünyaya ne için geldik? Hep birileri tarafından baskı altına alınmak ve yaftalanmak için mi?

Bu güven eksikliği ve hep bir bekçilik isteği nedir? Altında yatan sebepler nelerdir?  Sevgi ve saygının olmadığı yerde güvenden söz etmek maalesef mümkün değildir.

Çekin ellerinizi, gözlerinizi üzerimizden.  Eğer insan olmayı başaran erkek olursa, kadının da bekçiye ihtiyacı olmaz.

Malzeme insansa ahlak ve namus her iki cinsi de kapsar.

Çamur at izi kalsın kolaycılığı ve yaftası kadına yapışmasın. Ahlak ve namus evrenseldir. Ülke din, dil, ırk fark etmez.

Namus vicdanlı olmaktır. Adaletli olmaktır. Cinsiyet gözetmez.

Namuslu insan isimlerle, cinslerle uğraşmaz. İftira atmaz.

Namuslu insan adaleti bilen ve koruyan, karşısındakine nazik olan, dürüst olan ve insanların özgürlüklerini kısıtlamayan, doğru olan insandır.

Bir kadının evini gözetleyen insan namuslu olamaz.

Öğüt vereni bol olan ülkemde Cem Karaca’nın dediği gibi “toplasan o öğütleri buradan köye yol olur” ama uygulayanı az oluyor maalesef.

Yaşamak ilginç bir serüven, terazinin hep bir tarafı boş olan. Dengelemenin hep kadınlara bırakıldığı bir dünyada ruhları büyütmek ve bedenini korumak zorunda kalan ise hep kadınlar oluyor maalesef. Elinde terazi tutan kadının da gözleri kapalı değil midir? Bir düşünün niye diye?

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum