AZIKSIZ ÇIKMA YOLA

Ahlâklı bir yönetime sahip olmak için bir dönem temiz toplum tartışmasını yaşadık. Rahmetli Gün Sazak “Temiz ve Ahlâklı Toplum Yönetimi “için çok mücadele vermiştir.

BUGÜNLERDE işte tamda bu görüşten hareketle, milletin menfaatini düşünen ve temiz topluma giden yolda, ahlâklı yönetimin gerektiğini savunan bir çok isim her nedense parti kuruyor.

Sonra da ittifak kuruyor.

Peki! İttifak nedir?

Ortak fayda sağlayacak karşılıklı çıkarlara dayalı kurulmuş ilişkilerdir. Siyasi partiler ittifak kuruyor ama her nedense, evlilik gibi yıllarca devam ediyor bu ittifak. Ta ki çiftler arasında ne zaman geçimsizlik, anlaşmazlık, iftira baş gösterirse o zaman da boşanmaya kalkıyorlar. Tıpkı evlilikte ki gibi. Siyasette de aynen böyle. Hatta birbirlerinin kirli çamaşırlarını ortaya dökmeye varan, kirli oyunlara kadar her şey mubah.

Vaazların tümünü sahiplerine geri verip, uyumsuz baharatlarla yapılan yemeğin, lezzetsiz olduğunu haykırıyorum.

Çünkü yaptığınız her harekette, her gürültüde, her patırtıda  maalesef tüm yükü  halk üstlenirken, sizler ağzınızın tadını bozmayanlar oluyorsunuz.

Evet son iki, üç yıl içerisinde, bir çok parti kuruldu. Neye faydaları olacak diye düşünürseniz. Açıkçası  çekmecelerde birikmişleri temizlemeyeceklerini söyleyebilirim. En azından kısa vadede…

Rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in dediği gibi “Parti kurmak, turşu kurmaya benzemez”maalesef.

Keşke bu kurulan partilere, güvensek ve inanabilsek.

Türkiye’nin yeniliğe ihtiyacı var deyip Yenilik Partisi kuruldu. Emeklilikte yaşa takılanlar Meclise girmek için ”Umut Partisini” kurdu.

Demokrasi ve atılım partisi “Deva Partisi” kuruldu. Mustafa Sarıgül parti kurma aşamasında deniliyor.  Hatta İlhan Kesici’nin bile parti kuracağı söylentileri dolaştı etrafta. Muharrem İnce ve daha nice isim…

Ve Başkanlığını Rifat Serdaroğlu’nun yaptığı “Çoban Ateşi Hareketi” gündemde.

25 Ağustos Salı Günü Çoban Ateşinin siyasi Partiye dönüştüğü gün olacağını sosyal medya hesaplarından bildiren Serdaroğlu “Kuruluş dilekçesini” ilgili devlet birimine vereceklerini bildirdi. Aynı gün Anıtkabir ziyaretiyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ün huzurunda olacaklarını da bildirdi.

Rifat Serdaroğlu’nu okuyan ve yazdıklarını bazen beğenen, bazen de sorgulayan biri olarak Sayın Bakanıma bir soru sormak istiyorum.

Neden şimdi? Bu kadar parti kurulurken, sizin şansınız ne kadar olabilir?

Kim ya da kimler sizi bu konuda ikna etti?

Yoksa sizde ittifaka göz kırpanlardan mısınız?

Ben sizden dağdaki çobana kadar madem çoban hareketisiniz, demokrasiyi anlatmanızı beklerdim. Gerçek bir alternatif olmanızı beklerdim.

Benim için siyasi partilerde kıstas hep kurucular kurulu olmuştur. Kurucular kurulundaki isimlerdir partinin rengi, dili ve sesi. Onlar yönlendirir tüzüğü, vizyonu ve Genel Başkanı.

Gerçi deniliyor ki Çoban Ateşi Hareketinde, Ak saçlı da varmış x, y, z kuşağı da varmış. Cinsiyet ayrımcılığı yok. Her yaşta kadın ve erkek partide görev alacakmış. Merkez sağ, merkez sol gibi kavramlar yok. Atatürk devrimleri var. Parlamenter sistemin hayat bulacağı bir partiymiş. Bu partide Genel Başkan dahil uzun süre genel kurullar, kongreler, kurultaylar yaparak Genel Başkanlık koltuğunda oturmayacak(mış) Bu partide İlçe belediye meclis adaylığından, belediye başkanlığına, milletvekilliği adaylığına Genel Merkez ya da Genel Başkan kontenjanı ile aday olunmayacakmış. Burada inanın güldüm. Çok özür dileyerek biz bu vaatleri ne çok duyduk,ne  çok dinledik. Keşke gerçekten böyle olsa. Bende sizi ayakta alkışlasam.

Keşke herkesi dinleyip öyle partileşseydiniz. Çünkü size yakışan buydu Sayın Bakanım.

Keşke 20. Asrın beşte birini bitirmiş bir dünyada, bildiklerimizi değil de Yapay zekayı anlatacak, Fütürizmin getiri ve götürülerini konuşacak, önümüzde ki süreçte, dünyayı ve haliyle Türkiye’yi neler bekliyor, neler yapılmalı, nasıl önlemler alınmalı… vs gibi konularda uzman birileri olsaydı etrafınızda.

“Yola inanmışlarla çıkın, ikna olanlarla değil” diyor İsmet Özel. Yani ikna olanlar, her zaman ikna edilirler. Bu gün A partisinde yarın B partisinde olabiliyor.

Bahattin Karakoç  “Azıksız Çıkma Yola” şiirinde özetlemiş her şeyi:

Nereye gidersen git, Heybene gönül doldur.

Bir kovan parçalama, bir parmak acı bal’a

Yontuldukça yer kapla ve her zaman güzel kal

Temiz ol, fazlanı at, eksiğini tamamla, azıksız çıkma yola Sayın Bakanım!

Ne diyeyim hayırlı olsun inşallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum