Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel

Prof. Dr. Yahya Sezai Tezel

Atatürkçülük diye dünya görüşü yoktur ve olamaz!

   Atatürkçülük diye "savunulabilir" bir dünya görüşü yoktur ve olamaz!
Atatürk'e, Milli Mücadeleyi yönetmesi ve kadının üstüne bir din adına kapatılmış lahit kapağını kaldırıp atması nedeniyle kendi değerlerim gereği minnettarım. Yaptıklarının benim değerlerime göre yanlış olanlarının, vicdan ve bilgi terazimin öteki kefesindeki varlığı, ona duyduğum bu minnet duygusunu ortadan kaldırmıyor. Ama Atatürk'le ilgili bugün kendilerine "Atatürkçü" diyenlere bir çift sözüm var. "Atatürkçülük" adı verilen, savunulabilir bir siyasi, felsefi sistem, bir dünya görüşü yoktur ve olamaz. Atatürk'ün mirasını, "Maoculuk", "Stalincilik", "Lenincilik", Frankoculuk", "Humeynicilik" gibi "kişi kültlerinin benzeri bir "kült" olarak öne sürmek, Mustafa Kemal'in tarihteki gerçek yerine atılan bir pis leke olur.
Savunulabilir siyasi, felsefi bir sistem "değerler" ve doğru olduğu iddia edilen olgusal ve beşeri gerçeklik tasarımlarına dayandırılmak zorundadır. Mesela "kadın ile erkek eşit moral değerdedir çünkü ...", veya, "erkeğin moral değeri kadınınkinden daha fazladır, çünkü ...." gibi değerler söz konusudur.

Toplumun, kültürün nasıl olması gerektiğini sıradan insanların bilemeyeceği, bunun bilgisinin insanların bazılarında olduğu iddiasını ispat etmek imkansızdır. Bir örnek verelim. Erol Mütercimler. Erol Bey, hepimiz gibi kaka yapar. Poposunu temizlemek zorundadır. Temizlemezse pis kokar. Papa gibi. Onun "ben sol Kemalistim" diye kendini tarif etme hakkı vardır. Napolyon olduğunu iddia eden bir psikiyatri kliniği hastasının da bu iddiasını öne sürme hakkının olduğu gibi. Ama "ben sol Kemalistim " demesi, bizim ona, "Erol Bey, anlat bakalım şu sol Kemalizm neymiş" diye sormak hakkımızı ortadan kaldırmaz. Şu soruyu da ona yöneltmek hakkımız vardır. "Erol Bey, sakın sen Deniz Kuvvetlerinde kamu görevlisi olarak çalışırken sakın kendinde devleti ele geçirme oyunları oynama görevi vehmedenlerin gizli yapısına elini verip kolunu kaptırmış olmayasın?
Ben, bana göre a dan z ye yanlış olan kabullere dayanan "inanç" sistemleri ile yaşamakta olan ve fırsat bulsa benim bütün siyasi haklarımı belki de hayatımı elimden almaya yönelik bir dünya görüşünü taşımakta olan biri ile, medeni bir ceza hukukuna göre tanımlanmış suç teşkil etmiyorsa benimle ilişkisindeki davranışları, aynı siyasi hakları eşitçe paylaşmaya dayanan bir dünya görüşüne sahibim. Perde arkasında kendinde "Türkiye, insanlık, vesaire vesaireyi kurtarma görevi vehmeden herkes"e, kardeşim sen de benim gibi tuvalete gidip kakasını yapmak ve temizlenmek zorunda olan bir fanisin, haddini bil demek benim en temel hakkım ve görevimdir.
Benim şimdiye kadarki hayatımda okuduğum, gördüğüm en "radikal" siyasi önerme şudur. "bütün insanlar, hukuk önünde eşit muamele görmelerini gerektiren eşit değer sahibi olarak doğarlar". Eşittirler değil, hukuk önünde eşit muamele görmek hakkına sahiptirler.
Binlerce yıllık insan, toplum, kültür, siyaset, hak, hukuk, zulüm, cehalet vesaire vesaire tecrübesi var önümüzde. Ucuz klişelerin arkasına sığınıp, "Atatürkçüyüm" ye da "Mümin Müslümanım" ya da "Ergenekondan çıkıp bütün dünyaya medeniyet taşımış üstün ırkın mensubu Türküm" gibi, durumu kurtaramazsınız sevgili kardeşlerim.


Önceki ve Sonraki Yazılar